Perşembe kelimesinin kökeni nedir ?

Rex

Global Mod
Global Mod
Perşembe Kelimesinin Kökeni: Sıradan Bir Gün Adının İçindeki Büyük Dil Tarihi

Bir gün takvimde “Perşembe” yazıyor diye çoğumuz bunun üzerinde pek düşünmüyoruz. Pazartesi işe dönüş, cuma hafta sonuna yaklaşma, cumartesi-pazar dinlenme derken gün adları hayatımızın arka planında sessizce duruyor. Fakat “Perşembe” kelimesinin nereden geldiğini araştırmaya başlayınca, aslında tek bir kelimenin içinde Farsçadan Türkçeye, eski takvim anlayışlarından dinî kültüre ve Orta Asya'daki yazılı metinlere kadar uzanan oldukça ilginç bir hikâye olduğunu görüyoruz.

Üstelik burada hoşuma giden nokta şu: Perşembe kelimesinin hikâyesi yalnızca “Farsçadan Türkçeye geçmiş” deyip kapatılabilecek kadar basit değil. Kelimenin bugünkü biçimine ulaşması, ses değişimleri ve farklı Türkçe dönemlerinde aldığı biçimlerle birlikte düşünüldüğünde, dillerin birbirinden nasıl kelime aldığını da çok güzel gösteriyor.

TDK'nin yayımladığı Osman Fikri Sertkaya'nın “Haftanın Gün İsimleri ve...” başlıklı çalışmasında kelimenin Farsça penç şenbe biçiminden geldiği ve “beşinci gün” anlamı taşıdığı belirtiliyor. Aynı çalışmada Türkçedeki eski örneklerden pan-şanbe, penç-şenbe ve penç şenbe kün gibi biçimlere de dikkat çekiliyor. Türk Dil Kurumu

Önce En Temel Nokta: “Perşembe” Ne Demek?

Bugünkü Türkçede Perşembe, Çarşamba ile Cuma arasındaki gündür. Ancak kelimenin tarihsel mantığına baktığımızda doğrudan “Perşembe” diye bir anlamdan söz etmiyoruz.

Kaynaklardaki biçimlerden hareketle kelimenin temel yapısı Farsça panj/penç ve šanbe/şenbe unsurlarına dayanıyor. Panj “beş”, šanbe ise haftanın gün adlandırmasında kullanılan unsur. Dolayısıyla panj-šanbe, kabaca “beşinci şenbe” veya “beşinci gün” şeklinde anlaşılabilir. TDK'de de açık biçimde “F. Penç şenbe’den alınmıştır. Anlamı ‘beşinci gün’dür” denmektedir. Türk Dil Kurumu

Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var: Bugün Türkçede Perşembe haftanın dördüncü günü olarak algılanabiliyor. Çünkü Türkiye'de haftanın başlangıcı pratik olarak pazartesi kabul edildiğinde sıralama pazartesi, salı, çarşamba, perşembe şeklinde ilerliyor.

Fakat panj-šanbe içindeki “beş” başka bir sayım sistemine dayanıyor. Farsça gün adlarında Cumartesi (šanbe) başlangıç noktası alınarak pazar yek-šanbe yani “birinci şenbe”, pazartesi do-šanbe “ikinci şenbe”, salı se-šanbe “üçüncü şenbe”, çarşamba čahār-šanbe “dördüncü şenbe” ve perşembe panj-šanbe “beşinci şenbe” olarak sıralanıyor. İranica'daki tarihsel inceleme de panj šambē biçiminin Orta Farsçadan Sogdca metinlere kadar uzanan kullanımını gösteriyor. Iranica Online+1

Yani kelime bize aslında eski bir “takvim mantığı” taşıyor.

“Şenbe” Nedir ve Neden Bu Kadar Önemli?

Bence kelimenin en ilginç taraflarından biri “beş” kısmından ziyade “şenbe” kısmı.

Farsçada gün adlarının önemli bir bölümünün aynı šanbe unsuru etrafında kurulmuş olması tesadüf değil. Cumartesi šanbe, pazar yek-šanbe, pazartesi do-šanbe, salı se-šanbe, çarşamba čahār-šanbe, perşembe ise panj-šanbe şeklinde sıralanıyor. GovInfo

Burada “şenbe”nin kökeni konusunda ise daha eski Yakın Doğu dilleriyle bağlantılar gündeme geliyor. Kelimenin İbranice šabbāt / Sabbath geleneğiyle bağlantısı dilbilim literatüründe tartışılan bir konudur. Bu yüzden “Perşembe”nin hikâyesi yalnızca Farsça-Türkçe ilişkisiyle sınırlı değildir; daha geniş bir Yakın Doğu takvim ve kültür tarihine açılır.

Fakat burada dikkatli olmak gerekiyor. Bir kelimenin başka bir dille ilişkili olduğunu söylemekle, bütün tarihsel ayrıntılarının kesin olarak kanıtlandığını söylemek aynı şey değil. Etimoloji çalışmalarında özellikle çok eski kelimelerde “kesin köken” ile “güçlü biçimde önerilen bağlantı” arasındaki ayrımı korumak önemli.

Dolayısıyla güvenli biçimde söyleyebileceğimiz şey şu: Türkçedeki Perşembe, tarihsel olarak Farsça panj-šanbe ile bağlantılıdır; panj “beş” anlamındadır ve bu yapı Farsçanın gün adlandırma sisteminin bir parçasıdır. Türk Dil Kurumu+1

Türkçeye Gelince Neden “Pençşenbe” Olmadı?

İşte bence tartışmanın en keyifli bölümü burada başlıyor.

Bugünkü “Perşembe” biçimine baktığımızda kelimenin Farsçadaki panj-šanbe biçimine oldukça uzaklaştığını görüyoruz. Eğer doğrudan aktarılmış olsaydı “pençşenbe” veya buna yakın bir biçim bekleyebilirdik.

Nitekim tarihî metinlerde gerçekten buna yakın biçimlerle karşılaşıyoruz.

TDK'de yayımlanan Sertkaya çalışmasında Codex Cumanicus'ta pan-şanbe, Rabguzi'nin eserinde ise penç-şenbe biçiminin bulunduğu belirtiliyor. Daha da eski bir Türkçe örnek olarak Orta Asya'da bulunan Kur'an tefsirinde penç şenbe kün ifadesine dikkat çekiliyor. Türk Dil Kurumu

Bu örnekler bize çok önemli bir şey söylüyor: Türkçedeki Perşembe bir anda ortaya çıkmış modern bir kelime değil. Yüzyıllar boyunca farklı yazımlarla ve telaffuzlarla kullanılmış.

Zaman içinde kelimenin ses yapısında değişiklikler meydana gelmiş ve pençşenbe benzeri biçimlerden bugünkü perşembe biçimine doğru bir dönüşüm gerçekleşmiş.

Dil tam olarak böyle çalışıyor. İnsanlar kelimeleri sözlüklerdeki biçimleriyle değil, konuşma sırasında ağızlarının ve yaşadıkları çevrenin doğal alışkanlıklarıyla kullanıyorlar. Bir kelime yüzyıllar boyunca tekrarlandığında seslerin birbirini etkilemesi, bazı ünsüzlerin düşmesi veya değişmesi son derece doğal.

Bu açıdan Perşembe, “yanlış söylenmiş eski kelime” değil; Türkçenin tarih boyunca kelimeyi kendi ses sistemine uyarlamasının sonucu olarak görülmeli.

Orta Asya'dan Anadolu'ya Uzanan Bir Kelime

Kelimenin tarihini yalnızca bugünkü Türkiye Türkçesi üzerinden okumak yanıltıcı olabilir.

Codex Cumanicus gibi Orta Çağ Türk dilleri açısından önemli kaynaklarda pan-şanbe biçiminin bulunması, kelimenin Türkçe konuşulan farklı coğrafyalarda da kullanıldığını gösteriyor. Rabguzi'deki penç-şenbe örneği de aynı tarihsel çizginin başka bir halkasını oluşturuyor. Türk Dil Kurumu

Burada kültürel temasın etkisini de düşünmek gerekiyor.

Orta Çağ boyunca Türkçe ile Farsça arasında yoğun bir kelime alışverişi vardı. Bu yalnızca saray veya edebiyat çevreleriyle sınırlı değildi. Yönetim, bilim, din, ticaret ve şehir kültürü gibi alanlarda diller birbirinden etkileniyordu.

Bugün “yabancı kelime” dediğimiz bazı kelimelerin yüzyıllar boyunca kullanıldıktan sonra artık Türkçenin doğal parçası hâline gelmesi de bu sürecin sonucu.

Perşembe bunun güzel örneklerinden biri.

Aynı Günün Dünyanın Başka Dillerindeki Hikâyesi Neden Farklı?

Perşembe'yi daha iyi anlamanın bir başka yolu da aynı güne başka dillerin ne isim verdiğine bakmak.

Farsça geleneğinde sayı esaslı bir adlandırma görüyoruz: panj-šanbe, yani beşinci şenbe.

Arapçada ise Perşembe için al-khamīs / yawm al-khamīs, yani “beşinci gün” anlamındaki yapı kullanılıyor. Diyanet Haber

Buna karşılık İngilizcedeki Thursday, İskandinav/Germen mitolojisindeki Thor ile bağlantılı “Thor'un günü” anlamından geliyor. Fransızca jeudi ise Jüpiter'le ilişkilendirilen Latince geleneğin devamı. Perşembe için farklı dillerin birbirinden tamamen farklı kültürel hafızaları taşıması gerçekten dikkat çekici. Vikipedi

Buradan çok güzel bir sonuç çıkarabiliriz:

Bir takvim yaprağı evrensel olabilir ama o yaprağın adı kültüreldir.

Hepimiz aynı fiziksel günü yaşıyoruz. Güneş doğuyor, zaman ilerliyor, Dünya dönüyor. Fakat insan toplulukları o günü adlandırırken kendi tarihlerini, dinlerini, mitolojilerini ve sayı sistemlerini kelimelere yerleştiriyor.