Kaan
New member
Ama bunun cinsiyetten ziyade kişilik ve sosyal deneyimle açıklanması çoğu zaman daha mantıklı.
Nitekim masa oyunları üzerine yapılan araştırmalar, rekabetçi ve işbirlikçi oyunların sosyal davranışlarla ilişkisini incelerken çok daha karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. Örneğin okul öncesi çocuklarla yapılan bir çalışmada, rekabetçi ve işbirlikçi masa oyunlarının prososyal davranış açısından birbirinden kesin biçimde ayrılmadığı görülmüş; yani oyunun rekabetçi olması otomatik olarak daha az sosyal davranış anlamına gelmemiştir.
Bu nedenle benim tercihim “erkekler stratejik, kadınlar empatik” gibi kalıplar kullanmak yerine, aynı masada farklı oyun kişiliklerinin bulunmasının Papaz Kimde'yi zenginleştirdiğini söylemek.
Papaz Kimde Gerçekten Strateji Oyunu mu?
Tam anlamıyla bir strateji oyunu değil. Şans faktörü çok yüksek.
Ancak şansın yüksek olması karar verme olmadığı anlamına gelmiyor.
Örneğin rakibinizin elindeki kart sayısını takip edebilirsiniz. Hangi oyuncunun az önce hangi kartı çektiğini hatırlayabilirsiniz. Bir oyuncunun kart seçerken gösterdiği kararsızlığı değerlendirebilirsiniz.
Bunların hiçbiri size kesin sonuç vermez.
İşte bence Papaz Kimde'nin güzel tarafı burada: strateji ile belirsizlik aynı masada bulunuyor.
Bir satranç oyununda iyi hamle yaptığınızda bunun mantıksal bir karşılığı vardır. Papaz Kimde'de ise çok iyi bir tahmin yapıp yine de kaybedebilirsiniz.
Bu durum ekonomik kararlarla bile benzerlik taşıyor. Gerçek hayatta da insanlar eksik bilgiyle karar veriyor, olasılıkları değerlendiriyor ve bazen doğru karar verdikleri halde kötü sonuçla karşılaşıyor.
Papaz Kimde'nin küçük ölçekli dünyasında bunun çok basit bir örneğini görüyoruz.
Bilimsel Açıdan Kart Oyununun İlginç Tarafı
Kart ve masa oyunlarının yalnızca zaman geçirmekten ibaret olmadığına dair araştırmalar giderek artıyor.
2023 yılında yayımlanan randomize kontrollü bir çalışmada, 7-12 yaş arasındaki çocuklarda modern masa ve kart oyunlarının bilişsel esneklik, ketleme ve çalışma belleği gibi yürütücü işlevlerle ilişkisi incelendi. Araştırmada farklı oyun gruplarında zaman içinde özellikle bilişsel esneklik ve ketleme açısından anlamlı değişimler gözlendi.
Bu sonuçları doğrudan Papaz Kimde'ye aktarmak doğru olmaz. Çünkü söz konusu araştırmadaki oyunlar Papaz Kimde değildi. Fakat buradan daha genel bir çıkarım yapılabilir: kartlarla ve kurallı oyunlarla oynarken insanlar sadece eğlenmiyor; dikkat, sıra bekleme, karar verme ve sosyal etkileşim gibi becerileri de kullanıyor.
Papaz Kimde'nin özellikle çocuklar açısından değeri burada ortaya çıkıyor. Çocuk bir yandan kartları takip ederken bir yandan sırasını bekliyor, kaybetme ihtimalini kabul ediyor ve başka insanların kararlarına tepki vermeyi öğreniyor.
Bu küçük masa deneyimi, günlük sosyal hayatın minyatür bir modeli gibi çalışabiliyor.
Ekonomiden Psikolojiye: “Elimde Ne Var?” Sorusu
Papaz Kimde'nin en ilginç psikolojik taraflarından biri bilgi asimetrisi.
Ben kendi kartlarımı biliyorum ama başkasının kartlarını bilmiyorum. Karşımdaki de benim kartlarımı bilmiyor.
Bu durum ekonomideki bilgi asimetrisi kavramını hatırlatıyor. Elbette Papaz Kimde bir ekonomi modeli değil; fakat belirsizlik altında karar vermenin basit bir simülasyonu gibi düşünülebilir.
Bir başka açıdan bakarsak oyun, risk yönetimini de gösteriyor.
Bir oyuncunun elinde iki kart varsa seçenekleri sınırlıdır. On kartı varsa belirsizlik daha fazladır. Bir kart seçerken yalnızca olasılığa değil, karşınızdaki kişinin davranışlarına da bakarsınız.
Üstelik bazen hiçbir şey yapmamak mümkün değildir. Sıra geldiğinde kart çekmek zorundasınız.
Gerçek hayatta da benzer biçimde bazı kararlar ertelenebilirken bazıları ertelenemez.
Papaz Kimde'nin Sosyal ve Kültürel Değeri
Bence oyunun bugün hâlâ yaşamasının en önemli nedenlerinden biri ucuz ve erişilebilir olması.
Bir deste iskambil kartı yeterli. Özel bir oyun konsoluna, internete, uygulamaya veya pahalı ekipmana ihtiyaç yok.
Bu ekonomik açıdan da önemli. Herkesin aynı satın alma gücüne sahip olmadığı bir dünyada, düşük maliyetli oyunların sosyal birleştirici yönü göz ardı edilmemeli.
Aile toplantılarında, bayramlarda, arkadaş buluşmalarında veya çocukların bir araya geldiği ortamlarda iskambil oyunlarının hâlâ kullanılmasının nedenlerinden biri bu olabilir.
Üstelik oyunun dili çok basit. Kuralları birkaç dakika içinde öğrenebiliyorsunuz.
Dünyanın farklı yerlerinde oyun kartlarının kültürel birer nesne haline gelmiş olması da bunun daha geniş bir tarihsel arka plana sahip olduğunu gösteriyor. Metropolitan Museum'un 15. yüzyıla ait kart koleksiyonları bile oyun kartlarının yalnızca eğlence nesnesi olmadığını; dönemin toplumsal ve sanatsal dünyasını yansıttığını ortaya koyuyor.
Gelecekte Papaz Kimde Oynanmaya Devam Eder mi?
Bence evet, fakat biçimi değişebilir.
Bugün çocukların büyük bölümünün dijital oyunlarla büyüdüğü bir ortamdayız. Buna rağmen fiziksel kart oyunlarının tamamen ortadan kalktığını söylemek mümkün değil.
Hatta dijital çağ, fiziksel oyunların başka bir değer kazanmasına neden olabilir.
Çünkü ekran karşısında geçirilen zaman arttıkça insanların yüz yüze iletişim kurduğu basit aktiviteler daha kıymetli hale gelebiliyor. Son yıllarda sosyal bağlantıyı desteklemek amacıyla kart oyunu temelli müdahalelerin de araştırılması dikkat çekici. Örneğin bir pilot çalışmada sosyal bağlantıyı ve yalnızlıkla ilişkili sonuçları hedefleyen işbirlikçi bir kart oyunu uygulaması olumlu ön sonuçlar vermiştir; ancak bu sonuçlar Papaz Kimde'ye doğrudan genellenmemelidir.
Gelecekte Papaz Kimde'nin telefon uygulaması, çevrim içi versiyonu veya artırılmış gerçeklik uyarlaması çıkabilir. Ama bana göre oyunun temel cazibesi, aynı masada oturup birbirinin yüzüne bakmaktan geliyor.
Dijital versiyon kuralları koruyabilir fakat sosyal atmosferin tamamını taşıması zor.
Asıl Soru: Papaz Kimde Neden Hâlâ Eğlenceli?
Sonuçta Papaz Kimde çok karmaşık bir oyun değil. Kuralları birkaç dakikada anlatılabilir. Büyük bir strateji ağacı yoktur. Şans faktörü yüksektir. Özel ekipmana ihtiyaç duymaz.
Ama belki de tam olarak bu nedenle güçlüdür.
İyi bir sosyal oyun olmak için mutlaka karmaşık kurallar gerekmiyor. Bazen insanların aynı masada oturması, birbirine bakması, gülmesi, küçük blöfler yapması ve kaybedene takılması yeterli.
Üstelik araştırmalar masa ve kart oyunlarının sosyal davranış, bilişsel esneklik ve duygusal beceriler açısından incelenmeye değer olduğunu gösteriyor.
Benim açımdan Papaz Kimde'nin en güzel tarafı, oyuncunun yaşı veya oyun deneyimi ne olursa olsun masaya dahil olabilmesi. Çocuk da oynayabilir, yetişkin de. Çok stratejik düşünen biri de eğlenebilir, sadece arkadaşlarıyla vakit geçirmek isteyen biri de.
Bu yüzden “Papaz Kimde kaç kişi oynanır?” sorusunun teknik cevabı kadar sosyal cevabı da önemli.
En az 2 kişiyle oynanabilse de 4-6 kişilik bir grup, oyunun sosyal ve eğlenceli tarafını daha iyi ortaya çıkarıyor.
Peki sizce ideal sayı gerçekten 4-6 kişi mi, yoksa kalabalık gruplarda ortaya çıkan kaos oyunu daha mı eğlenceli hale getiriyor? Siz oynarken kartları hatırlamaya mı çalışıyorsunuz, yoksa karşı tarafın yüz ifadelerinden anlam çıkarmayı mı tercih ediyorsunuz? Bir de merak ettiğim başka bir konu var: Çocukken oynadığınız Papaz Kimde kuralları bugün oynadığınız kurallarla aynı mıydı, yoksa her aile kendi küçük “Papaz Kimde anayasasını” mı oluşturmuştu?
Bence forumda en güzel tartışma da tam buradan çıkar. Çünkü basit görünen bu küçük kart oyununun arkasında tarih, kültür, psikoloji, ekonomi, çocuk gelişimi ve hatta insan ilişkileriyle ilgili şaşırtıcı derecede fazla konu var.
Temel kuralları ve istisnaları netleştirÖnce kısa yanıtı görünür kıl
Temel kuralları ve istisnaları netleştir
Önce kısa yanıtı görünür kıl
Cinsiyet bölümünü daha dengeli kur
Nitekim masa oyunları üzerine yapılan araştırmalar, rekabetçi ve işbirlikçi oyunların sosyal davranışlarla ilişkisini incelerken çok daha karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. Örneğin okul öncesi çocuklarla yapılan bir çalışmada, rekabetçi ve işbirlikçi masa oyunlarının prososyal davranış açısından birbirinden kesin biçimde ayrılmadığı görülmüş; yani oyunun rekabetçi olması otomatik olarak daha az sosyal davranış anlamına gelmemiştir.
Bu nedenle benim tercihim “erkekler stratejik, kadınlar empatik” gibi kalıplar kullanmak yerine, aynı masada farklı oyun kişiliklerinin bulunmasının Papaz Kimde'yi zenginleştirdiğini söylemek.
Papaz Kimde Gerçekten Strateji Oyunu mu?
Tam anlamıyla bir strateji oyunu değil. Şans faktörü çok yüksek.
Ancak şansın yüksek olması karar verme olmadığı anlamına gelmiyor.
Örneğin rakibinizin elindeki kart sayısını takip edebilirsiniz. Hangi oyuncunun az önce hangi kartı çektiğini hatırlayabilirsiniz. Bir oyuncunun kart seçerken gösterdiği kararsızlığı değerlendirebilirsiniz.
Bunların hiçbiri size kesin sonuç vermez.
İşte bence Papaz Kimde'nin güzel tarafı burada: strateji ile belirsizlik aynı masada bulunuyor.
Bir satranç oyununda iyi hamle yaptığınızda bunun mantıksal bir karşılığı vardır. Papaz Kimde'de ise çok iyi bir tahmin yapıp yine de kaybedebilirsiniz.
Bu durum ekonomik kararlarla bile benzerlik taşıyor. Gerçek hayatta da insanlar eksik bilgiyle karar veriyor, olasılıkları değerlendiriyor ve bazen doğru karar verdikleri halde kötü sonuçla karşılaşıyor.
Papaz Kimde'nin küçük ölçekli dünyasında bunun çok basit bir örneğini görüyoruz.
Bilimsel Açıdan Kart Oyununun İlginç Tarafı
Kart ve masa oyunlarının yalnızca zaman geçirmekten ibaret olmadığına dair araştırmalar giderek artıyor.
2023 yılında yayımlanan randomize kontrollü bir çalışmada, 7-12 yaş arasındaki çocuklarda modern masa ve kart oyunlarının bilişsel esneklik, ketleme ve çalışma belleği gibi yürütücü işlevlerle ilişkisi incelendi. Araştırmada farklı oyun gruplarında zaman içinde özellikle bilişsel esneklik ve ketleme açısından anlamlı değişimler gözlendi.
Bu sonuçları doğrudan Papaz Kimde'ye aktarmak doğru olmaz. Çünkü söz konusu araştırmadaki oyunlar Papaz Kimde değildi. Fakat buradan daha genel bir çıkarım yapılabilir: kartlarla ve kurallı oyunlarla oynarken insanlar sadece eğlenmiyor; dikkat, sıra bekleme, karar verme ve sosyal etkileşim gibi becerileri de kullanıyor.
Papaz Kimde'nin özellikle çocuklar açısından değeri burada ortaya çıkıyor. Çocuk bir yandan kartları takip ederken bir yandan sırasını bekliyor, kaybetme ihtimalini kabul ediyor ve başka insanların kararlarına tepki vermeyi öğreniyor.
Bu küçük masa deneyimi, günlük sosyal hayatın minyatür bir modeli gibi çalışabiliyor.
Ekonomiden Psikolojiye: “Elimde Ne Var?” Sorusu
Papaz Kimde'nin en ilginç psikolojik taraflarından biri bilgi asimetrisi.
Ben kendi kartlarımı biliyorum ama başkasının kartlarını bilmiyorum. Karşımdaki de benim kartlarımı bilmiyor.
Bu durum ekonomideki bilgi asimetrisi kavramını hatırlatıyor. Elbette Papaz Kimde bir ekonomi modeli değil; fakat belirsizlik altında karar vermenin basit bir simülasyonu gibi düşünülebilir.
Bir başka açıdan bakarsak oyun, risk yönetimini de gösteriyor.
Bir oyuncunun elinde iki kart varsa seçenekleri sınırlıdır. On kartı varsa belirsizlik daha fazladır. Bir kart seçerken yalnızca olasılığa değil, karşınızdaki kişinin davranışlarına da bakarsınız.
Üstelik bazen hiçbir şey yapmamak mümkün değildir. Sıra geldiğinde kart çekmek zorundasınız.
Gerçek hayatta da benzer biçimde bazı kararlar ertelenebilirken bazıları ertelenemez.
Papaz Kimde'nin Sosyal ve Kültürel Değeri
Bence oyunun bugün hâlâ yaşamasının en önemli nedenlerinden biri ucuz ve erişilebilir olması.
Bir deste iskambil kartı yeterli. Özel bir oyun konsoluna, internete, uygulamaya veya pahalı ekipmana ihtiyaç yok.
Bu ekonomik açıdan da önemli. Herkesin aynı satın alma gücüne sahip olmadığı bir dünyada, düşük maliyetli oyunların sosyal birleştirici yönü göz ardı edilmemeli.
Aile toplantılarında, bayramlarda, arkadaş buluşmalarında veya çocukların bir araya geldiği ortamlarda iskambil oyunlarının hâlâ kullanılmasının nedenlerinden biri bu olabilir.
Üstelik oyunun dili çok basit. Kuralları birkaç dakika içinde öğrenebiliyorsunuz.
Dünyanın farklı yerlerinde oyun kartlarının kültürel birer nesne haline gelmiş olması da bunun daha geniş bir tarihsel arka plana sahip olduğunu gösteriyor. Metropolitan Museum'un 15. yüzyıla ait kart koleksiyonları bile oyun kartlarının yalnızca eğlence nesnesi olmadığını; dönemin toplumsal ve sanatsal dünyasını yansıttığını ortaya koyuyor.
Gelecekte Papaz Kimde Oynanmaya Devam Eder mi?
Bence evet, fakat biçimi değişebilir.
Bugün çocukların büyük bölümünün dijital oyunlarla büyüdüğü bir ortamdayız. Buna rağmen fiziksel kart oyunlarının tamamen ortadan kalktığını söylemek mümkün değil.
Hatta dijital çağ, fiziksel oyunların başka bir değer kazanmasına neden olabilir.
Çünkü ekran karşısında geçirilen zaman arttıkça insanların yüz yüze iletişim kurduğu basit aktiviteler daha kıymetli hale gelebiliyor. Son yıllarda sosyal bağlantıyı desteklemek amacıyla kart oyunu temelli müdahalelerin de araştırılması dikkat çekici. Örneğin bir pilot çalışmada sosyal bağlantıyı ve yalnızlıkla ilişkili sonuçları hedefleyen işbirlikçi bir kart oyunu uygulaması olumlu ön sonuçlar vermiştir; ancak bu sonuçlar Papaz Kimde'ye doğrudan genellenmemelidir.
Gelecekte Papaz Kimde'nin telefon uygulaması, çevrim içi versiyonu veya artırılmış gerçeklik uyarlaması çıkabilir. Ama bana göre oyunun temel cazibesi, aynı masada oturup birbirinin yüzüne bakmaktan geliyor.
Dijital versiyon kuralları koruyabilir fakat sosyal atmosferin tamamını taşıması zor.
Asıl Soru: Papaz Kimde Neden Hâlâ Eğlenceli?
Sonuçta Papaz Kimde çok karmaşık bir oyun değil. Kuralları birkaç dakikada anlatılabilir. Büyük bir strateji ağacı yoktur. Şans faktörü yüksektir. Özel ekipmana ihtiyaç duymaz.
Ama belki de tam olarak bu nedenle güçlüdür.
İyi bir sosyal oyun olmak için mutlaka karmaşık kurallar gerekmiyor. Bazen insanların aynı masada oturması, birbirine bakması, gülmesi, küçük blöfler yapması ve kaybedene takılması yeterli.
Üstelik araştırmalar masa ve kart oyunlarının sosyal davranış, bilişsel esneklik ve duygusal beceriler açısından incelenmeye değer olduğunu gösteriyor.
Benim açımdan Papaz Kimde'nin en güzel tarafı, oyuncunun yaşı veya oyun deneyimi ne olursa olsun masaya dahil olabilmesi. Çocuk da oynayabilir, yetişkin de. Çok stratejik düşünen biri de eğlenebilir, sadece arkadaşlarıyla vakit geçirmek isteyen biri de.
Bu yüzden “Papaz Kimde kaç kişi oynanır?” sorusunun teknik cevabı kadar sosyal cevabı da önemli.
En az 2 kişiyle oynanabilse de 4-6 kişilik bir grup, oyunun sosyal ve eğlenceli tarafını daha iyi ortaya çıkarıyor.
Peki sizce ideal sayı gerçekten 4-6 kişi mi, yoksa kalabalık gruplarda ortaya çıkan kaos oyunu daha mı eğlenceli hale getiriyor? Siz oynarken kartları hatırlamaya mı çalışıyorsunuz, yoksa karşı tarafın yüz ifadelerinden anlam çıkarmayı mı tercih ediyorsunuz? Bir de merak ettiğim başka bir konu var: Çocukken oynadığınız Papaz Kimde kuralları bugün oynadığınız kurallarla aynı mıydı, yoksa her aile kendi küçük “Papaz Kimde anayasasını” mı oluşturmuştu?
Bence forumda en güzel tartışma da tam buradan çıkar. Çünkü basit görünen bu küçük kart oyununun arkasında tarih, kültür, psikoloji, ekonomi, çocuk gelişimi ve hatta insan ilişkileriyle ilgili şaşırtıcı derecede fazla konu var.
Temel kuralları ve istisnaları netleştirÖnce kısa yanıtı görünür kıl
Temel kuralları ve istisnaları netleştir
Önce kısa yanıtı görünür kıl
Cinsiyet bölümünü daha dengeli kur