Eminönü eskiden bir il miydi ?

Efe

New member
Eminönü Eskiden Bir İl miydi? İl, İlçe ve Tarihsel Statü Üzerine Eleştirel Bir Bakış

Eminönü eskiden bir il miydi? Sorunun aslında düşündüğümüzden daha karmaşık olması

Eminönü'nden söz edildiğinde benim zihnimde önce idari sınırlar değil, Galata Köprüsü'nden karşıya geçerken görülen o yoğun tarih duygusu beliriyor. Mısır Çarşısı'nın önü, Sirkeci'nin kalabalığı, Yeni Cami'nin çevresi, vapur iskeleleri ve Kapalıçarşı'ya doğru uzanan sokaklar... Burası insanın "sıradan bir ilçe" kelimesini kullanırken bile duraksadığı bir yer. Belki de bu yüzden Eminönü'nün geçmişte "il" olup olmadığı sorusu sık sık ortaya çıkıyor.

Fakat burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: Eminönü tarih boyunca çok önemli bir idari ve kentsel merkez olmuştur; ancak Cumhuriyet dönemindeki anlamıyla bağımsız bir "il" yani vilayet olarak İstanbul'dan ayrı bir il olduğu sonucuna ulaşmak doğru değildir. Eminönü, özellikle Cumhuriyet döneminde İstanbul vilayeti içinde bir kaza/ilçe statüsüne sahip olmuştur. 1928'de İstanbul Merkez kazasının bölünmesiyle ilçe haline geldiği bilgisi Fatih Belediyesi'nin tarihçe sayfasında da açık biçimde yer alıyor.

Önce "il" ile "ilçe" arasındaki farkı netleştirelim

Tartışmanın en büyük problemi, "eski idari birim" ile "il" kavramlarının birbirine karıştırılması.

Türkiye'de bugünkü anlamıyla il, merkezi idarenin taşradaki temel mülki idare birimidir. İlçeler ise illere bağlıdır. Dolayısıyla "Eminönü eskiden bir il miydi?" sorusuna doğrudan cevap vermek gerekirse: Hayır, Eminönü'nün İstanbul'dan bağımsız bir il olduğu yönünde güvenilir bir tarihsel dayanak bulunmuyor.

Bununla birlikte Eminönü'nün geçmişte ilçe/kaza olması kesinlikle doğrudur. İstanbul'un idari yapılanmasına ilişkin İstanbul Tarihi çalışmasında da Eminönü, 1930'daki şehirsel yapılanmada "Kaza/Belediye Şubesi" olarak gösteriliyor. Aynı tabloda Fatih, Beyoğlu, Beşiktaş, Bakırköy, Üsküdar ve başka idari birimler de yer alıyor.

Buradaki "kaza" kelimesinin eski idari terminolojide bugünkü "ilçe" kavramıyla bağlantılı olduğunu unutmamak gerekiyor.

Eminönü ne zaman ilçe oldu?

Fatih Belediyesi'nin verdiği tarihsel bilgi oldukça açık: Bugün Fatih ilçesine bağlı bir semt olan Eminönü, 1928'de İstanbul Merkez ilçesinin ikiye ayrılmasıyla ilçe haline geldi. Aynı düzenlemede Fatih, İstanbul'un merkez ilçesindeki şubelerden biri konumundaydı.

Bu nokta önemli, çünkü bazen internette "Eminönü 1926'da il oldu", "Eminönü eskiden vilayetti" gibi ifadelerle karşılaşılabiliyor. Bunların önemli bir kısmı, dönemin idari terimlerinin bugünkü kavramlarla yanlış eşleştirilmesinden kaynaklanıyor.

Nitekim akademik çalışmalarda da Cumhuriyet'in ilk döneminde İstanbul'un idari yapısının birkaç kez değiştiği görülüyor. 1924'te İstanbul vilayeti; İstanbul Merkez, Adalar ve Bakırköy kazalarından oluşuyordu. 1926'da ise Beyoğlu, Üsküdar ve Çatalca gibi daha önce vilayet statüsünde bulunan bazı yerlerin İstanbul'a bağlı kaza haline getirildiği belirtiliyor.

Yani 1920'li yıllar, "bugünkü il-ilçe düzeni zaten o zaman da aynen vardı" denilebilecek kadar durağan bir dönem değildi.

Peki neden Eminönü bazen "il" gibi algılanıyor?

Bence bunun birkaç güçlü nedeni var.

Birincisi, Eminönü'nün tarihsel ağırlığı, idari statüsünden çok daha büyük. Osmanlı İstanbul'unun ticaret, yönetim ve ulaşım merkezlerinden biri olan bölge, Cumhuriyet döneminde de ekonomik ve kültürel önemini korudu. İnsanların zihninde "merkez" olarak yerleşmiş olması, zaman içinde "ayrı bir yönetim birimi" algısıyla karışabiliyor.

İkincisi, eski belgelerde "kaza", "nahiye", "vilayet", "şube" gibi bugün günlük hayatta çok az kullandığımız kavramlar bulunuyor. Bir kişi eski bir belgede "Eminönü kazası" ifadesini gördüğünde bunu "Eminönü ili" şeklinde yorumlarsa, tarihsel statü kolayca değişmiş oluyor.

Üçüncüsü ise Eminönü'nün uzun süre ayrı bir ilçe belediyesi olarak varlığını sürdürmesi. İnsanların yakın geçmişe ilişkin hafızası burada çok güçlü. Birçok kişi Eminönü Belediyesi'ni hatırlıyor; fakat belediye sınırı ile mülki idare sınırının aynı şey olmadığını gözden kaçırabiliyor.

1930'larda Eminönü'nün konumu bize ne söylüyor?

1930'a ilişkin tarihsel veriler bu konuda oldukça aydınlatıcı.

İstanbul Tarihi'nin İstanbul yönetimine ilişkin çalışmasında 1930 yılında Eminönü; Merkez, Küçükpazar, Alemdar, Kumkapı ve Beyazıt nahiyelerini kapsayan bir kaza/belediye şubesi olarak gösteriliyor.

Bu veri, "Eminönü çok eskiden beri ayrı bir il miydi?" iddiasını zayıflatan en somut göstergelerden biri.

Çünkü aynı tabloda Eminönü'nün yanında Fatih, Beyoğlu, Bakırköy, Beşiktaş, Üsküdar, Kadıköy ve başka birimler bulunuyor. Burada gördüğümüz şey, İstanbul'un kendi içinde farklı idari ve belediye birimlerine ayrılmasıdır; İstanbul'dan bağımsız yeni illerin ortaya çıkması değildir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin tarihçesi de Cumhuriyet'in ilk döneminde belediye ve vilayet yönetimlerinin birbirleriyle çok yakın biçimde örgütlendiğini gösteriyor. 1930 tarihli 1580 sayılı Belediye Kanunu sonrasında İstanbul'un belediye yapılanması yeniden düzenlenmiş ve İstanbul 10 belediye şubesine ayrılmıştı.

Dolayısıyla eski İstanbul'u bugünkü belediye sistemiyle birebir karşılaştırmak da yanıltıcı olabilir.

Burada "belediye", "ilçe" ve "il" neden birbirine karıştırılıyor?

Aslında tartışmanın en öğretici tarafı burası.

Bir yerin belediyesinin bulunması, onun il olduğu anlamına gelmez. Türkiye'de ilçe belediyeleri de vardır, büyükşehir ilçe belediyeleri de vardır. Bir yerin geçmişte belediye olarak örgütlenmiş olması ile mülki idare bakımından il olması farklı konulardır.

Eminönü'nün geçmişte kendi belediyesinin bulunması, onun bağımsız bir il olduğu anlamına gelmez.

Bu ayrımı yapmadan "Eminönü eskiden il miydi?" sorusuna cevap vermek, kavramları birbirine karıştırmak olur.