Duraklama dakikası nedir ?

Seren

Global Mod
Global Mod
Duraklama Dakikası Nedir? Maçın Sonunda Neden Ekstra Süre Oynanıyor?

Futbol izlerken en sinir bozucu ama aynı zamanda en heyecan verici anlardan biri, skor tabelasında 90 dakika dolduktan sonra hakemin elini kaldırıp “+5”, “+7” veya “+10” göstermesidir. Bir takım öndeyse taraftar “Artık bitirsin!” diye düşünürken, geride olan takımın destekçileri için aynı birkaç dakika belki de bütün maçın kaderini değiştirebilecek son fırsattır. Benim duraklama dakikası konusunda ilgimi çeken nokta da tam olarak burada başlıyor: Bu birkaç dakika yalnızca kronometrede görünen bir sayı mı, yoksa maçın adalet anlayışını ve taraftar psikolojisini etkileyen daha karmaşık bir unsur mu?

Üstelik “duraklama dakikası” denildiğinde bazen uzatma devresiyle de karıştırılıyor. Oysa bunlar aynı şey değil. Konuyu biraz daha yakından inceleyince, hakemin verdiği ek sürenin arkasında sakatlıklar, oyuncu değişiklikleri, VAR incelemeleri, zaman geçirme, gol sevinçleri ve başka gecikmeler gibi ölçülebilir nedenlerin bulunduğunu görüyoruz. Fakat kararın kendisi hâlâ belirli ölçüde hakemin değerlendirmesine dayanıyor.

Buradan hareketle tartışmaya değer bir soru çıkıyor: Duraklama dakikasını değerlendirirken yalnızca sayılara mı bakmalıyız, yoksa bu kararın oyuncular ve taraftarlar üzerindeki etkisini de hesaba katmalı mıyız?

Duraklama Dakikası Tam Olarak Ne Anlama Geliyor?

Futbolda normal süre iki adet 45 dakikalık devreden oluşur. Ancak bu 45 dakika boyunca topun ve oyunun kesintisiz şekilde devam etmesi mümkün değildir. Sakatlıklar, oyuncu değişiklikleri, disiplin işlemleri, zaman geçirme, VAR kontrolleri, gol sevinçleri ve bazı tıbbi molalar nedeniyle oyun fiilen durabilir.

IFAB'ın güncel Oyun Kuralları'nın 7. maddesi, hakemin her devrede kaybolan oyun süresini telafi etmek amacıyla ilave süre vermesini öngörüyor. Dördüncü hakem bu sürenin minimum miktarını gösteriyor; hakem gerekli görürse süreyi artırabiliyor ancak ilan edilen süreyi azaltamıyor.

Burada önemli bir ayrıntı var: Tabelada “+5” yazması, maçın tam olarak beş dakika sonra biteceği anlamına gelmiyor. Örneğin bu beş dakikanın içinde bir sakatlık veya başka ciddi bir gecikme yaşanırsa hakem oynanacak süreyi artırabilir. Ayrıca ikinci yarının sonunda kullanılacak ilave süre, ilk yarıda yapılan bir zamanlama hatasını telafi etmek için keyfi biçimde değiştirilemez.

Dolayısıyla duraklama dakikası aslında “hakemin kafasına göre maçın süresini uzatması” değildir. Kuralın amacı, kaybedilen gerçek oyun zamanının mümkün olduğunca telafi edilmesidir.

Peki Neden Erkekler Daha Çok Veriye, Kadınlar Daha Çok Duygusal Etkiye Odaklanıyormuş Gibi Görünüyor?

Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var: “Erkekler objektiftir, kadınlar duygusaldır” şeklindeki bir genellemenin bilimsel bir gerçek gibi sunulması doğru olmaz. Cinsiyet, tek başına bir insanın olaylara nasıl bakacağını belirlemez.

Bunun yerine forumlarda ve taraftar tartışmalarında ortaya çıkan iki farklı değerlendirme biçimini karşılaştırmak daha anlamlı. Birinci yaklaşım daha çok sayılara, süreye ve kurallara bakıyor. İkinci yaklaşım ise kararın insanlar üzerindeki etkisini, adalet algısını, baskıyı ve deneyimi öne çıkarıyor. Bu iki yaklaşım bazen erkek taraftarların ve kadın taraftarların yorumlarında farklı ağırlıklarda görülebilir; fakat bunun biyolojik veya değişmez bir cinsiyet özelliği olduğunu söylemek için yeterli kanıt yoktur.

Örneğin bir erkek taraftar “İkinci yarıda altı oyuncu değişti, üç VAR incelemesi oldu, iki sakatlık nedeniyle oyun durdu; dolayısıyla +8 mantıklı” diyebilir. Başka bir erkek taraftar ise aynı anda “+8 fazla, maçın doğal ritmi bozuluyor” diyebilir.

Benzer şekilde bir kadın taraftar “Bu maçta oyuncuların yaşadığı sakatlıkların ve VAR beklemelerinin seyir deneyimini nasıl değiştirdiğine bakmak gerekir” diyebilir. Başka bir kadın taraftar ise tamamen istatistiksel düşünüp “Takımların puan kaybetme olasılığı eklenen her dakikada değişiyor, dolayısıyla kararın sayısal etkisini inceleyelim” diyebilir.

Yani asıl karşılaştırılması gereken şey kadın ve erkek zihni değil, veri odaklı değerlendirme ile deneyim ve toplumsal etki odaklı değerlendirmedir.

Veriler Bize Ne Söylüyor?

Duraklama süresinin yalnızca teorik bir konu olmadığını gösteren önemli araştırmalar var.

2026 yılında yayımlanan bir araştırma, Avrupa profesyonel futbolunda 2014/15 ile 2023/24 sezonları arasında oynanan 18.085 karşılaşmayı inceleyerek duraklama süresinin nasıl belirlendiğini araştırdı. Çalışmanın önemli sonuçlarından biri, özellikle ikinci yarıdaki duraklama süresinin maçın bağlamıyla ilişkili olmasıydı. Maçlar birbirine yakın olduğunda ve sonucun hâlâ değişme ihtimali bulunduğunda daha fazla ilave süre verilmesi eğilimi ortaya çıktı.

Bu sonuç çok önemli çünkü taraftarların “Son dakikalarda nedense daha fazla süre veriliyor” şeklindeki sezgisinin tamamen temelsiz olmadığını gösteriyor. Fakat burada bunun otomatik olarak “hakem taraf tutuyor” anlamına gelmediğini de belirtmek gerekiyor. Yakın maçlarda daha fazla zaman geçmesi; sakatlıkların, oyuncu değişikliklerinin, zaman geçirme davranışlarının veya başka duraklamaların artmasıyla bağlantılı olabilir.

Daha eski bir MLS araştırmasında da duraklama süresinin maçın skor durumuyla ilişkisi incelenmişti. 2011 sezonundaki verilerde belirgin bir iç saha avantajı bulunmadığı, ancak ulusal televizyonda yayınlanan karşılaşmalarda duraklama süresinin yaklaşık 12 ila 20 saniye arttığı görülmüştü. Bu sonuç, hakem kararlarının yalnızca saha içindeki olaylardan değil, maçın çevresindeki koşullardan da etkilenebileceği ihtimalini gündeme getiriyor.

Kadın ve Erkek Futbolunda Duraklama Süresi Aynı mı?

Burada özellikle ilginç bir veri bulunuyor.

2018 FIFA Erkekler Dünya Kupası ile 2019 FIFA Kadınlar Dünya Kupası'nı karşılaştıran ve 2025'te yayımlanan bir çalışmada, sakatlık nedeniyle oluşan duraklamalar incelendi. Erkekler turnuvasında 123, kadınlar turnuvasında ise 142 sakatlık kaynaklı oyun durması kaydedildi. Oyuncuların sahada geçirdiği toplam süre dikkate alındığında sakatlık nedeniyle oluşan duraklamaların sıklığı kadınlarda 1000 oyuncu saati başına 81,2; erkeklerde ise 56,8 olarak hesaplandı. Fark istatistiksel olarak anlamlıydı.

Fakat bu veriyi “kadın futbolunda oyuncular daha çok zaman geçiriyor” gibi basit bir sonuca çevirmek hatalı olur. Araştırmada sakatlık sonrası oyuncu değişikliği oranı erkeklerde yüzde 27,3, kadınlarda yüzde 15,3 olarak bulundu. Yani daha fazla tıbbi müdahale görülmesine rağmen kadın oyuncuların önemli bir bölümü oyuna devam etmişti.

Bu ayrıntı, toplumsal algının veriyle ne kadar kolay karıştırılabileceğini gösteriyor. Bir izleyici ekrandaki sakatlık nedeniyle oluşan duraklamayı “oyunun gereksiz yere kesilmesi” şeklinde yorumlayabilir. Başka bir izleyici ise aynı görüntüyü “oyuncunun sağlığı için gerekli bir müdahale” olarak değerlendirebilir. İki kişinin gördüğü olay aynı olsa bile ona verdiği anlam farklı olabilir.

Hakemin Cinsiyeti Duraklama Dakikasını Değiştiriyor mu?

Bu konu, erkek-kadın karşılaştırmasını gerçekten ilginç hale getiriyor.

2025'te Oxford Economic Papers'ta yayımlanan bir araştırma, Almanya'daki 7.703 futbol maçından oluşan veri setini kullanarak hakem cinsiyeti, sosyal baskı ve duraklama süresi arasındaki ilişkiyi inceledi. Araştırmanın daha ayrıntılı analizinde 5.806 gözlem ve 871 hakem bulunuyordu; bunların 58'i kadındı.

Sonuçlar ilk bakışta şaşırtıcı: Kadın hakemler genel olarak erkek hakemlerden daha fazla duraklama süresi vermiyordu. Ancak ev sahibi takımın yalnızca bir gol önde olduğu yakın maçlarda kadın hakemlerin verdiği ilave sürenin erkek hakemlere göre ortalama yaklaşık 0,41 dakika daha kısa olduğu bulundu. Bu yaklaşık yüzde 13,37'lik bir fark anlamına geliyordu. Ev sahibi takımın bir gol geride olduğu durumlarda ise anlamlı bir cinsiyet farkı bulunmadı.