Defne
New member
Derslerin İngilizce Adları Nelerdir? Farklı Kültürler ve Eğitim Sistemleri Açısından Kapsamlı Bir Bakış
Derslerin İngilizce Adları Nelerdir? Sadece Kelime Ezberlemekten Daha Fazlası
Bir gün bir yabancıyla konuşurken ya da İngilizce bir form doldururken “Matematik İngilizcede neydi?”, “Sosyal Bilgiler nasıl söyleniyordu?”, “Beden Eğitimi için hangi kelime kullanılıyor?” diye düşündünüz mü? Ben bu konunun ilk bakışta yalnızca birkaç İngilizce kelime öğrenmekten ibaret olduğunu düşünüyordum. Fakat farklı ülkelerin eğitim sistemlerine biraz daha yakından bakınca, ders adlarının aslında toplumların eğitim anlayışı, kültürü, tarihi ve hatta geleceğe dair beklentileri hakkında ipuçları verdiğini fark ettim.
İngilizcede okulda veya üniversitede öğrenilen alanı ifade etmek için genel olarak “subject” veya daha açık biçimde “school subject / academic subject” ifadeleri kullanılıyor. Cambridge Dictionary de “subject” kelimesini okul, kolej veya üniversitede öğrenilen bilgi alanı anlamında tanımlıyor.
Türkiye'deki temel ve ortaöğretim derslerine bakıldığında ise Matematik, Türkçe, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler, İngilizce, Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya ve Felsefe gibi derslerin eğitim sisteminde önemli yer tuttuğunu Millî Eğitim Bakanlığı'nın güncel program ve sınav dokümanlarında görmek mümkün.
Peki bunların İngilizce karşılıkları tam olarak nedir?
En Yaygın Derslerin İngilizce Karşılıkları
Önce günlük hayatta en çok karşılaşacağımız dersleri sıralayalım:
- Türkçe: Turkish
- İngilizce: English / English Language
- Matematik: Mathematics / Math
- Fen Bilimleri: Science
- Sosyal Bilgiler: Social Studies
- Fizik: Physics
- Kimya: Chemistry
- Biyoloji: Biology
- Tarih: History
- Coğrafya: Geography
- Felsefe: Philosophy
- Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi: Religious Culture and Ethics / Religious Education
- Beden Eğitimi: Physical Education / PE
- Görsel Sanatlar: Visual Arts / Art
- Müzik: Music
- Bilişim Teknolojileri: Information Technology / IT
- Bilgisayar Bilimleri: Computer Science
- Teknoloji ve Tasarım: Technology and Design
- Ekonomi: Economics
- Psikoloji: Psychology
- Sosyoloji: Sociology
- Hukuk: Law
- Edebiyat: Literature
- Türk Dili ve Edebiyatı: Turkish Language and Literature
- Yabancı Dil: Foreign Language
- Drama: Drama
- Dans: Dance
- Sağlık Bilgisi: Health Education
- Vatandaşlık: Civics / Citizenship Education
- İstatistik: Statistics
- Mühendislik: Engineering
- Mimarlık: Architecture
Burada önemli bir ayrıntı var: Her kelimenin yalnızca sözlük karşılığını bilmek yeterli olmayabilir. Örneğin Türkiye'deki Fen Bilimleri dersi için genel kullanımda Science denmesi oldukça doğaldır. Ancak daha ileri eğitim seviyelerinde fizik, kimya ve biyoloji birbirinden ayrı dersler olarak ifade edilir.
Benzer şekilde Mathematics ve Math arasında da kullanım farkı vardır. “Mathematics” daha tam ve resmî bir biçimken özellikle Amerikan İngilizcesinde günlük konuşmada “Math” çok yaygındır. Britanya İngilizcesinde ise Maths biçimiyle karşılaşmak oldukça normaldir.
İngilizce Ders Adları Neden Ülkeden Ülkeye Değişiyor?
Burada konuyu yalnızca dil açısından değerlendirmek bence eksik kalıyor. Çünkü derslerin isimleri, o toplumun eğitime nasıl baktığıyla da yakından ilişkilidir.
Türkiye'de örneğin Sosyal Bilgiler adı altında tarih, coğrafya, vatandaşlık ve toplumla ilgili farklı öğrenme alanları bir araya getirilebilir. Başka ülkelerde bunların daha ayrı dersler şeklinde düzenlendiğini görebiliriz.
ABD'de Social Studies oldukça yaygın bir üst başlıktır. Bunun altında tarih, coğrafya, yurttaşlık bilgisi, ekonomi ve toplum bilimleri gibi alanlar bulunabilir. Dolayısıyla “Social Studies = Sosyal Bilgiler” eşleştirmesi genel olarak doğru olsa da iki dersin müfredat içeriğinin her okulda tamamen aynı olduğunu düşünmek doğru olmaz.
Bu durum bana önemli bir noktayı hatırlatıyor: Bir dersin adı evrensel olabilir ama o dersin sınıfta ne anlama geldiği evrensel değildir.
Örneğin “History” kelimesi İngilizcede tarihtir. Fakat bir öğrencinin History dersinde öğrendiği olaylar, ülkenin kendi tarih anlatısına göre ciddi biçimde değişebilir. İngiltere'deki bir öğrenci Britanya İmparatorluğu ve Avrupa tarihi üzerinde yoğunlaşabilirken, Japonya'daki bir öğrenci Japon tarihi, Doğu Asya ve modernleşme sürecine daha fazla ağırlık verebilir.
Türkiye'de Derslerin İngilizce Karşılıkları Nasıl Kullanılıyor?
Türkiye açısından bakıldığında okul kademesine göre ders isimleri değişebiliyor. Millî Eğitim Bakanlığı'nın güncel öğretim programlarında ilkokul ve ortaokul düzeylerinde Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler ve İngilizce gibi dersler yer alırken ortaöğretimde Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya, Felsefe ve Türk Dili ve Edebiyatı gibi daha uzmanlaşmış dersler bulunuyor.
Bu nedenle İngilizce öğrenen bir Türk öğrencinin şu ayrımı bilmesi faydalı:
“Turkish” yalnızca “Türkçe” anlamına gelmez; bağlama göre Türk veya Türkçe anlamında kullanılabilir. Örneğin:
- I have Turkish today. → Bugün Türkçe dersim var.
- I am Turkish. → Türküm.
- I speak Turkish. → Türkçe konuşuyorum.
Benzer şekilde:
- I have Physics on Monday. → Pazartesi Fizik dersim var.
- History is my favourite subject. → Tarih en sevdiğim ders.
- We have PE after lunch. → Öğle yemeğinden sonra Beden Eğitimi dersimiz var.
Günlük konuşmada “I have mathematics” yerine özellikle Amerikan İngilizcesinde “I have math”, Britanya İngilizcesinde ise “I have maths” denmesiyle karşılaşabilirsiniz.
ABD, İngiltere ve Türkiye Arasındaki Farklar
Küreselleşmenin eğitim üzerindeki etkisi arttıkça ders adlarının da uluslararası bir ortak sözlüğe yaklaştığını söyleyebiliriz. Ancak yerel farklılıklar hâlâ çok güçlü.
ABD'de Math, Science, Social Studies, English Language Arts (ELA) ve Physical Education (PE) gibi ifadeler oldukça yaygındır. Burada özellikle English Language Arts dikkat çekicidir. Bu ifade yalnızca İngilizce dilbilgisini değil; okuma, yazma, edebiyat ve dil kullanımını kapsayan daha geniş bir alanı anlatabilir.
İngiltere'de ise Maths, English, Science, History, Geography, Physical Education gibi ifadeler kullanılır. Bazı derslerin kapsamı ve okul programındaki konumu yine okul türüne ve eğitim seviyesine göre değişebilir.
Türkiye'de ise “Türk Dili ve Edebiyatı” gibi daha belirgin bir ders adının bulunması, ana dil eğitiminin iki farklı boyutunu birlikte vurgular: dil ve edebiyat.
Bu farklılıklar bize şu soruyu düşündürüyor: Bir toplum öğrencisinden sadece bilgi mi bekliyor, yoksa belirli bir kültürel kimliği ve toplumsal anlayışı da eğitim yoluyla aktarmaya mı çalışıyor?
Bence cevap çoğu zaman ikincisini de içeriyor.
Asya Kültürlerinde Dersler ve Eğitim Anlayışı
Japonya, Güney Kore, Çin ve Singapur gibi ülkelerde matematik, fen ve teknoloji alanlarının eğitim içindeki görünürlüğü dikkat çekiyor. Ancak bunu yalnızca “Bu toplumlar matematiği seviyor” gibi basit bir açıklamayla değerlendirmek doğru olmaz.
Eğitim sistemi; sınav yapısı, aile beklentileri, üniversiteye giriş sistemi, iş piyasası ve kültürel değerlerle birlikte şekilleniyor.
Örneğin bir öğrencinin Mathematics veya Science derslerine ayırdığı zamanın fazla olması, bireysel olarak o öğrencinin matematiğe büyük tutkusu olduğu anlamına gelmeyebilir. Rekabetçi sınav sistemi, aile beklentileri veya yükseköğretime geçiş koşulları da davranışı etkileyebilir.
Derslerin İngilizce Adları Nelerdir? Sadece Kelime Ezberlemekten Daha Fazlası
Bir gün bir yabancıyla konuşurken ya da İngilizce bir form doldururken “Matematik İngilizcede neydi?”, “Sosyal Bilgiler nasıl söyleniyordu?”, “Beden Eğitimi için hangi kelime kullanılıyor?” diye düşündünüz mü? Ben bu konunun ilk bakışta yalnızca birkaç İngilizce kelime öğrenmekten ibaret olduğunu düşünüyordum. Fakat farklı ülkelerin eğitim sistemlerine biraz daha yakından bakınca, ders adlarının aslında toplumların eğitim anlayışı, kültürü, tarihi ve hatta geleceğe dair beklentileri hakkında ipuçları verdiğini fark ettim.
İngilizcede okulda veya üniversitede öğrenilen alanı ifade etmek için genel olarak “subject” veya daha açık biçimde “school subject / academic subject” ifadeleri kullanılıyor. Cambridge Dictionary de “subject” kelimesini okul, kolej veya üniversitede öğrenilen bilgi alanı anlamında tanımlıyor.
Türkiye'deki temel ve ortaöğretim derslerine bakıldığında ise Matematik, Türkçe, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler, İngilizce, Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya ve Felsefe gibi derslerin eğitim sisteminde önemli yer tuttuğunu Millî Eğitim Bakanlığı'nın güncel program ve sınav dokümanlarında görmek mümkün.
Peki bunların İngilizce karşılıkları tam olarak nedir?
En Yaygın Derslerin İngilizce Karşılıkları
Önce günlük hayatta en çok karşılaşacağımız dersleri sıralayalım:
- Türkçe: Turkish
- İngilizce: English / English Language
- Matematik: Mathematics / Math
- Fen Bilimleri: Science
- Sosyal Bilgiler: Social Studies
- Fizik: Physics
- Kimya: Chemistry
- Biyoloji: Biology
- Tarih: History
- Coğrafya: Geography
- Felsefe: Philosophy
- Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi: Religious Culture and Ethics / Religious Education
- Beden Eğitimi: Physical Education / PE
- Görsel Sanatlar: Visual Arts / Art
- Müzik: Music
- Bilişim Teknolojileri: Information Technology / IT
- Bilgisayar Bilimleri: Computer Science
- Teknoloji ve Tasarım: Technology and Design
- Ekonomi: Economics
- Psikoloji: Psychology
- Sosyoloji: Sociology
- Hukuk: Law
- Edebiyat: Literature
- Türk Dili ve Edebiyatı: Turkish Language and Literature
- Yabancı Dil: Foreign Language
- Drama: Drama
- Dans: Dance
- Sağlık Bilgisi: Health Education
- Vatandaşlık: Civics / Citizenship Education
- İstatistik: Statistics
- Mühendislik: Engineering
- Mimarlık: Architecture
Burada önemli bir ayrıntı var: Her kelimenin yalnızca sözlük karşılığını bilmek yeterli olmayabilir. Örneğin Türkiye'deki Fen Bilimleri dersi için genel kullanımda Science denmesi oldukça doğaldır. Ancak daha ileri eğitim seviyelerinde fizik, kimya ve biyoloji birbirinden ayrı dersler olarak ifade edilir.
Benzer şekilde Mathematics ve Math arasında da kullanım farkı vardır. “Mathematics” daha tam ve resmî bir biçimken özellikle Amerikan İngilizcesinde günlük konuşmada “Math” çok yaygındır. Britanya İngilizcesinde ise Maths biçimiyle karşılaşmak oldukça normaldir.
İngilizce Ders Adları Neden Ülkeden Ülkeye Değişiyor?
Burada konuyu yalnızca dil açısından değerlendirmek bence eksik kalıyor. Çünkü derslerin isimleri, o toplumun eğitime nasıl baktığıyla da yakından ilişkilidir.
Türkiye'de örneğin Sosyal Bilgiler adı altında tarih, coğrafya, vatandaşlık ve toplumla ilgili farklı öğrenme alanları bir araya getirilebilir. Başka ülkelerde bunların daha ayrı dersler şeklinde düzenlendiğini görebiliriz.
ABD'de Social Studies oldukça yaygın bir üst başlıktır. Bunun altında tarih, coğrafya, yurttaşlık bilgisi, ekonomi ve toplum bilimleri gibi alanlar bulunabilir. Dolayısıyla “Social Studies = Sosyal Bilgiler” eşleştirmesi genel olarak doğru olsa da iki dersin müfredat içeriğinin her okulda tamamen aynı olduğunu düşünmek doğru olmaz.
Bu durum bana önemli bir noktayı hatırlatıyor: Bir dersin adı evrensel olabilir ama o dersin sınıfta ne anlama geldiği evrensel değildir.
Örneğin “History” kelimesi İngilizcede tarihtir. Fakat bir öğrencinin History dersinde öğrendiği olaylar, ülkenin kendi tarih anlatısına göre ciddi biçimde değişebilir. İngiltere'deki bir öğrenci Britanya İmparatorluğu ve Avrupa tarihi üzerinde yoğunlaşabilirken, Japonya'daki bir öğrenci Japon tarihi, Doğu Asya ve modernleşme sürecine daha fazla ağırlık verebilir.
Türkiye'de Derslerin İngilizce Karşılıkları Nasıl Kullanılıyor?
Türkiye açısından bakıldığında okul kademesine göre ders isimleri değişebiliyor. Millî Eğitim Bakanlığı'nın güncel öğretim programlarında ilkokul ve ortaokul düzeylerinde Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler ve İngilizce gibi dersler yer alırken ortaöğretimde Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya, Felsefe ve Türk Dili ve Edebiyatı gibi daha uzmanlaşmış dersler bulunuyor.
Bu nedenle İngilizce öğrenen bir Türk öğrencinin şu ayrımı bilmesi faydalı:
“Turkish” yalnızca “Türkçe” anlamına gelmez; bağlama göre Türk veya Türkçe anlamında kullanılabilir. Örneğin:
- I have Turkish today. → Bugün Türkçe dersim var.
- I am Turkish. → Türküm.
- I speak Turkish. → Türkçe konuşuyorum.
Benzer şekilde:
- I have Physics on Monday. → Pazartesi Fizik dersim var.
- History is my favourite subject. → Tarih en sevdiğim ders.
- We have PE after lunch. → Öğle yemeğinden sonra Beden Eğitimi dersimiz var.
Günlük konuşmada “I have mathematics” yerine özellikle Amerikan İngilizcesinde “I have math”, Britanya İngilizcesinde ise “I have maths” denmesiyle karşılaşabilirsiniz.
ABD, İngiltere ve Türkiye Arasındaki Farklar
Küreselleşmenin eğitim üzerindeki etkisi arttıkça ders adlarının da uluslararası bir ortak sözlüğe yaklaştığını söyleyebiliriz. Ancak yerel farklılıklar hâlâ çok güçlü.
ABD'de Math, Science, Social Studies, English Language Arts (ELA) ve Physical Education (PE) gibi ifadeler oldukça yaygındır. Burada özellikle English Language Arts dikkat çekicidir. Bu ifade yalnızca İngilizce dilbilgisini değil; okuma, yazma, edebiyat ve dil kullanımını kapsayan daha geniş bir alanı anlatabilir.
İngiltere'de ise Maths, English, Science, History, Geography, Physical Education gibi ifadeler kullanılır. Bazı derslerin kapsamı ve okul programındaki konumu yine okul türüne ve eğitim seviyesine göre değişebilir.
Türkiye'de ise “Türk Dili ve Edebiyatı” gibi daha belirgin bir ders adının bulunması, ana dil eğitiminin iki farklı boyutunu birlikte vurgular: dil ve edebiyat.
Bu farklılıklar bize şu soruyu düşündürüyor: Bir toplum öğrencisinden sadece bilgi mi bekliyor, yoksa belirli bir kültürel kimliği ve toplumsal anlayışı da eğitim yoluyla aktarmaya mı çalışıyor?
Bence cevap çoğu zaman ikincisini de içeriyor.
Asya Kültürlerinde Dersler ve Eğitim Anlayışı
Japonya, Güney Kore, Çin ve Singapur gibi ülkelerde matematik, fen ve teknoloji alanlarının eğitim içindeki görünürlüğü dikkat çekiyor. Ancak bunu yalnızca “Bu toplumlar matematiği seviyor” gibi basit bir açıklamayla değerlendirmek doğru olmaz.
Eğitim sistemi; sınav yapısı, aile beklentileri, üniversiteye giriş sistemi, iş piyasası ve kültürel değerlerle birlikte şekilleniyor.
Örneğin bir öğrencinin Mathematics veya Science derslerine ayırdığı zamanın fazla olması, bireysel olarak o öğrencinin matematiğe büyük tutkusu olduğu anlamına gelmeyebilir. Rekabetçi sınav sistemi, aile beklentileri veya yükseköğretime geçiş koşulları da davranışı etkileyebilir.