Dasktan eksik ödeme alanlar ne yapmalı ?

Efe

New member
DASK'TAN EKSİK ÖDEME ALANLAR NE YAPMALI? HAK ARAMA YOLLARI, TAZMİNAT HESABI VE SİGORTA SİSTEMİNE ELEŞTİREL BİR BAKIŞ

1. DASK ÖDEMESİ BEKLENENDEN DÜŞÜK GELDİĞİNDE NE YAPILMALI?

Bir depremden sonra evinin duvarlarında çatlaklar gören, odaların bir kısmını kullanamayan veya yıllarca emek vererek aldığı konutunun hasar gördüğünü öğrenen bir insanın ilk düşündüğü şeylerden biri, bu zararı nasıl karşılayacağıdır. Böyle bir durumda sigortanın devreye girmesi, insanın kendisini biraz olsun güvende hissetmesini sağlar. Ancak beklenen ödeme hesaba yatmadığında, üstelik gelen para onarım masraflarını karşılamaktan uzak olduğunda, bu güven duygusu kolayca hayal kırıklığına dönüşebilir.

Bu konuda önemli bir ayrımı baştan yapmak gerekiyor: DASK'tan alınan ödemenin düşük bulunması, her zaman yanlış hesaplama yapıldığı anlamına gelmez. Öte yandan, bir ödemenin yapılmış olması da hesaplamanın mutlaka doğru olduğu anlamına gelmez. Asıl mesele, ödenen tutarın hangi verilere, hangi hasar tespitine ve hangi poliçe koşullarına dayanılarak belirlendiğini ortaya çıkarmaktır.

Forumlarda bu konuyu konuşurken yalnızca “Bana az para yatırdılar” demekle yetinmemeliyiz. Hangi tarihte hasar oluştuğu, konutun poliçede belirtilen yapı özellikleri, hasarın kapsamı, uygulanan metrekare bedeli, muafiyetler ve ödeme hesabının nasıl yapıldığı birlikte değerlendirilmelidir.

Buradaki temel soruyu şöyle ortaya koyabiliriz: DASK'ın yaptığı ödeme, sigortalının gerçek zararını karşılamıyorsa kişi hangi yollara başvurmalı ve hakkını ararken hangi hatalardan kaçınmalıdır?

2. DASK NEYİ KARŞILAR, NEYİ KARŞILAMAZ?

Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), zorunlu deprem sigortası kapsamında belirli koşullarla deprem ve deprem kaynaklı bazı zararları güvence altına alır. Ancak bu sigortanın bütün mal varlığını, her türlü ekonomik kaybı ve konutla ilgili bütün masrafları karşılayan kapsamlı bir konut sigortası olduğu düşünülmemelidir.

Zorunlu deprem sigortasının temel amacı, poliçede tanımlanan bina zararlarını belirlenen teminat sınırları çerçevesinde karşılamaktır. Binanın temel, ana duvar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvar, tavan ve taban, merdiven, çatı ve benzeri yapı unsurlarındaki hasarlar, ilgili mevzuat ve poliçe hükümlerine göre değerlendirilir.

Buna karşılık evdeki mobilyalar, elektronik cihazlar ve kişisel eşyalar, kural olarak DASK'ın bina teminatı kapsamında değildir. Kira kaybı, taşınma giderleri ve benzeri dolaylı ekonomik zararlar da sırf deprem meydana geldiği için otomatik olarak bu sigorta kapsamında karşılanmaz. Bunlar için başka sigorta teminatları, hukuki sorumluluk hükümleri veya kamu destekleri söz konusu olabilir.

Bu ayrım neden önemli? Çünkü bazen sigortalı, evinin yeniden yaşanabilir hâle gelmesi için gereken bütün masrafları DASK'ın ödemesini beklerken kurum yalnızca poliçenin kapsadığı bina hasarını hesaplamaktadır. Bazen de sigortalının beklentisi değil, hasarın tespit edilme biçimi veya hesaplamada kullanılan veriler sorun yaratmaktadır.

Dolayısıyla ilk adım, ödenen tutarı başka kişilerin aldığı paralarla karşılaştırmak değil, kendi poliçemizin kapsamını ve hasar hesabını anlamaktır.

3. DASK'TAN EKSİK ÖDEME ALINMASININ OLASI NEDENLERİ

Düşük ödeme iddiasının arkasında birden fazla neden bulunabilir. Bunları birbirinden ayırmadan yapılan itirazlar, haklı bir talebin bile yeterince açık anlatılamamasına yol açabilir.

A) Hasarın olduğundan daha düşük değerlendirilmesi

Binada meydana gelen çatlakların, kolon ve kirişlerdeki hasarların veya diğer yapı kusurlarının eksik tespit edildiği düşünülüyorsa, hasar değerlendirmesinin hangi incelemeye dayandığı öğrenilmelidir. Bununla birlikte, her çatlağın taşıyıcı sistem hasarı anlamına gelmediği ve her ağır görünen hasarın aynı tazminat hesabına yol açmadığı da unutulmamalıdır.

Özellikle taşıyıcı sistemde hasar şüphesi varsa, yalnızca fotoğraflara dayanarak kesin sonuca varmak yerine yetkin bir inşaat mühendisi tarafından teknik inceleme yapılması önemlidir.

B) Yapının metrekare bilgilerinin yanlış olması

Poliçede yer alan yüzölçümü, yapı türü veya diğer özellikler gerçek durumla uyuşmuyorsa hesaplama etkilenebilir. Konutun tapu bilgileri, belediye kayıtları, mimari projeleri ve poliçe verileri karşılaştırılmalıdır. Ancak tapuda yazan yüzölçümüyle sigortada kullanılan brüt yapı alanının her durumda aynı ölçüm yöntemiyle hesaplanmadığı da dikkate alınmalıdır.

C) Teminat üst sınırının uygulanması

DASK ödemesi, poliçenin geçerli olduğu tarihteki mevzuata ve teminat limitlerine tabidir. Hasarın maliyeti yüksek olsa bile hesaplanan tazminat, uygulanabilir teminat üst sınırını aşamayabilir. Bu nedenle yalnızca güncel internet sayfalarındaki rakamlara bakmak yerine hasar tarihindeki poliçe koşulları ve ilgili limitler incelenmelidir.

D) Muafiyet ve hesaplama yöntemleri

Poliçe hükümleri ve uygulanabilir mevzuat kapsamında muafiyet veya başka hesaplama unsurları söz konusu olabilir. Ödeme tutarının hangi kalemlerden oluştuğu anlaşılmadan, yalnızca toplam rakama bakarak hata bulunduğunu söylemek mümkün değildir.

E) Hasarın kapsamının eksik değerlendirilmesi

Sigortalının binada gördüğü bütün zararlar, otomatik olarak aynı teminat kapsamında kabul edilmeyebilir. Hasarın depremle ilişkisi, yapısal niteliği ve poliçede tanımlanan riskle bağlantısı değerlendirilir. Bu nedenle hangi hasar kalemlerinin kabul edildiği, hangilerinin dışarıda bırakıldığı açıkça sorulmalıdır.

Burada önemli olan, düşük ödemeyi peşinen normal kabul etmek de peşinen hukuka aykırı saymak da değildir. Doğru yaklaşım, her iddiayı somut belge ve hesaplamalarla sınamaktır.

4. İLK OLARAK HANGİ BELGELER TOPLANMALI?

Hak arama sürecinde en güçlü dayanak, düzenli ve doğrulanabilir belgelerdir. Telefon görüşmelerinde söylenenler veya forumlarda paylaşılan tahmini rakamlar yardımcı olabilir; ancak bunlar tek başına eksik ödeme yapıldığını kanıtlamaz.

Öncelikle şu belgeler bir araya getirilmelidir:

- Zorunlu deprem sigortası poliçesi ve poliçe yenileme belgeleri.

- Hasar ihbarı veya başvuru numarası.

- DASK tarafından bildirilen hasar tespit sonucu ve ödeme hesabına ilişkin açıklamalar.

- Ödeme dekontu ve varsa ödeme kararına ilişkin yazışmalar.

- Hasarın farklı aşamalarında çekilmiş, tarih bilgisi bulunan fotoğraf ve videolar.

- Varsa belediye, yetkili kurum veya teknik uzman tarafından hazırlanan hasar tespit belgeleri.

- Onarım için alınan ayrıntılı teklif ve faturalar.

- Yapının alanı, niteliği ve kullanım durumuyla ilgili doğrulanabilir kayıtlar.

Bu belgeler arasında özellikle hasar tespit raporu ile ödeme hesabının açıklaması önemlidir. Çünkü sigortalının hangi noktaya itiraz ettiğini belirlemesini sağlar.

Örneğin, raporda hasarın sınırlı olduğu belirtilmişse itirazın teknik gerekçesi ortaya konmalıdır. Hasar tespiti kabul ediliyor ancak hesaplanan tutarın yanlış olduğu düşünülüyorsa bu kez alan, birim bedel, teminat limiti veya diğer hesaplama unsurları üzerinde durulmalıdır.

Belgeleri yalnızca toplamak yetmez; kronolojik biçimde düzenlemek ve her iddiayı ilgili belgeyle ilişkilendirmek de gerekir. Bu yöntem, hem yeniden değerlendirme talebini güçlendirir hem de sonraki hukuki süreçlerde zaman kaybını azaltabilir.

5. DASK'A İTİRAZ NASIL YAPILMALI?

Ödemenin eksik olduğu düşünülüyorsa ilk yapılabilecek işlemlerden biri, DASK'ın resmî iletişim ve başvuru kanalları üzerinden dosyanın yeniden incelenmesini istemektir. Başvurunun yalnızca telefon görüşmesiyle sınırlı kalmaması, yazılı olarak yapılması ve başvuru numarasının saklanması önemlidir.